Dinin AB Üyeliği Üzerindeki Rolü

Das Parlament gazetesinde Türkiye‘nin AB süreci ele alnirken bu süreci Kültürel Bakimdan Uygun mu? sorusu sorularak cevap araniyor
  • Haber Tarihi : 28.07.2010
  • Okunma Sayisi : 5
  • Yorum Sayisi : 0
  • Bookmark and Share
  • Haber Kategorisi : Haberler
Boris Kalnoky*

Türkiye Basbakani Recep Tayyip Erdogan, ahiren yaptigi bir açiklamada, ülkesinin AB adayligiyla ilgili olarak alisagelmis üslubuyla, "Avrupa bir Hristiyan Kulubü olmadigini kanitlamak için Türkiye'yi almak zorunda" ifadesini kullanmisti. Tabii ki katilim kosullarinin hiçbir yerinde dinden söz edilmiyor. Buna ragmen Türklerin üyeligiyle ilgili tartismalarin sürekli bu konu etrafinda dönmesi o denli kaydadeger. Ekonomik argümanlar öne sürülecek olsaydi Türkiye'nin, örnegin Yunanistan, Romanya ya da Bulgaristan gibi durumu kötüye giden bazi AB üyelerine göre daha cazip olmasi gerekirdi.

Türkiye'ye karsi ekonomik argümanlar öne sürülemedigi için, karsitlari ülkenin "kültürel bakimdan uygun olmayisini" kiniyorlar, ki bununla Müslüman olmasi kastediliyor. Batili destekçiler ise Türkiye'nin ekonomisini degil, Islam Dünyasina uzanan "köprü islevini" vurguluyor. -Batililarin gözünde- ülkenin AB'ye alinmasi ya da reddedilmesinin nedenini din olusturacak gibi gözüküyor.

Türkiye'nin de benzer argümanlar öne sürmesi ilginç. Ülke, gitgide Islami tutumunu vurguluyor ve AB'den bunu kabul etmesini talep ediyor. Devletin kurucusu Atatürk, ülkesini 1923 yilinda istenmeyen bir Avrupalilasmaya tabi tuttu. Kendisi Islam'i, gelismenin önünde bir engel olarak görüyordu ve dinî devleti siki denetimi altina aldi. Türkiye'de Atatürk'ü elestirmek bugüne degin bir tabuydu. Bu kimlik travmasi baskisi, AB'nin lanetlenmesi için bir supap islevi görüyor. Islam karsiti olarak zorla itibar edilen Atatürk degil, AB lanetleniyor.

AB politikacilari, Islam suçlamasinin üstünkörü oldugunu bildikleri için bunu hosgörüyle karsilayabiliyorlar. 72 milyon nüfusuyla AB'nin yapisini sarsacagi için Türkiye'nin adayligi bu denli hassas. Arnavutluk ya da Bosna Hersek'in üyeligi söz konusu oldugunda Islam'dan bu yüzden hiç söz edilmiyor.

Türkiye'nin Islamci Erdogan hükûmeti yönetiminde AB üyesi olmak istemesi de kismen dinle ilgili. Adaylik, laik elitlerin, öncelikle de etkin ordunun direnisine karsi Türkiye'yi Islamlastirmaya hizmet ediyor. Türkiye'deki siyasi Islam ve ordu üzerine iki kitap yazan saygin Türkiye uzmanlarindan Gareth Jetkins, "AB'yi, bir özgürlük araci olarak görüyorlar." diyor. Kopenhag Degerler Katalogunun getirdigi özgürlükler otomatikman Islam için daha fazla özgürlügü beraberinde getiriyor. Ordunun siyasetin tahakkümü altinda tutulmasi da Avrupa'nin degerlerinden biri. Bu sekilde AB'ye katilim süreci, Türkiye'deki Müslümanlarin kendi kendilerini gelistirmeleri için bir araç haline dönüsüyor
>